<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dr. Gül Dağlar &#8211; Meme Kanseri Tedavisi Ankara &#8211; Kadın Cerrah Ankara</title>
	<atom:link href="https://guldaglar.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://guldaglar.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 15 Oct 2024 09:28:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>MEME KANSERİ NASIL OLUŞUR?</title>
		<link>https://guldaglar.com/meme-kanseri-nasil-olusur/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=meme-kanseri-nasil-olusur</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[gul]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Oct 2024 09:28:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MEMENİN KÖTÜ HUYLU HASTALIKLARI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://guldaglar.com/?p=1766</guid>

					<description><![CDATA[MEME KANSERİ NASIL OLUŞUR? Normal dışı hücrelerin kontrolsüz büyümesi sonucu oluşur. Fark edilmezse tüm vücuda yayılır ve ölümcül olabilir. Meme...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>MEME KANSERİ NASIL OLUŞUR?</p>
<p>Normal dışı hücrelerin kontrolsüz büyümesi sonucu oluşur. Fark edilmezse tüm<br />
vücuda yayılır ve ölümcül olabilir. Meme kanseri hücreleri süt kanallarında veya süt<br />
bezlerinde oluşmaya başlar. En erken formuna in-situ kanser denir. Erken aşamada fark<br />
edilirse yaşamı tehdit etmez. Komşu meme dokusu hücrelerine yayılırsa bir kitle oluşturur.<br />
Bu aşamada da tedavi edilebilir evrededir. Ancak uzak organlara yayıldıysa metastaz denir.<br />
Metastaz varsa hastalığı kontrol etmek zorlaşır.<br />
Meme kanseri %99 oranında kadınlarda, %0.5-1 oranında erkeklerde gözlenir.<br />
Erkeklerde meme kanseri tedavisi kadınlardaki gibi yönetilir. Aynı risklere sahiptir.<br />
Tüm dünyada yılda ortalama 2.3 milyon kadın meme kanserine yakalanmaktadır.<br />
Ergenlik sonrası her yaş kadında meme kanseri görülebilir. Yaş arttıkça sıklığı artar.<br />
Kadın olmak, şişmanlık, aile öyküsünde kanser olması, radyasyona maruziyet, alkol-sigara<br />
kullanımı, geç gebelik, emzirmemiş olma, yoğun hormon kullanımı gibi birçok risk faktörü<br />
tanımlanmıştır. Ancak meme kanserlerinin yarısında bilinen risk faktörleri olmadan kanser<br />
geliştiği görülmüştür.<br />
Öyleyse farkında olmak ve erken kanseri yakalamak en önemli korunma yöntemidir. Ağrısız<br />
kitle varsa, meme görünümünde herhangi bir değişiklik, meme ucunda farklılaşma veya<br />
akıntı, kol altında kitle olması sizi hekime başvuru için uyarmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GENETİK MEME KANSERİ NEDİR?</title>
		<link>https://guldaglar.com/genetik-meme-kanseri-nedir/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=genetik-meme-kanseri-nedir</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[gul]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jul 2024 12:29:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MEMENİN KÖTÜ HUYLU HASTALIKLARI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://guldaglar.com/?p=1755</guid>

					<description><![CDATA[Genetik Meme Kanseri Nedir? Meme kanseri olgularının %10&#8242; u genetik geçişlidir. Birinci derece akrabada ( anne, kız kardeş, kızı, erkek...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Genetik Meme Kanseri Nedir?</strong></p>
<p>Meme kanseri olgularının %10&#8242; u genetik geçişlidir.<br />
Birinci derece akrabada ( anne, kız kardeş, kızı, erkek kardeş, baba oğul) meme kanseri<br />
öyküsü olması özellikle tanı aldıklarında 50 yaş ve altında iseler sizin meme kanserine<br />
yakalanma riskinizi arttırmaktadır.<br />
2 veya daha fazla İkinci derece akrabalarda ( hala, teyze, dayı, amca, kuzenler, büyükanne<br />
büyükbaba) meme kanseri öyküsü varsa yine bir yatkınlık söz konudur.<br />
Bu hallerde genetik danışmanlık alınması uygundur.<br />
<strong>BRCA 1-2</strong>, <strong>ATM</strong>, <strong>CHECK</strong>, <strong>PALB2</strong>, <strong>TP53</strong>, <strong>PTEN</strong>, <strong>STK11</strong> meme kanseri riskini arttıran genler<br />
arasında sık gördüklerimizdir. Hasarlanmış gen saptanmasına veya kişisel sağlık öykünüze<br />
göre %80&#8242; e kadar artan kanser riski vardır<br />
Sizin risk oranınızı hesaplamak için daha önce kanser tanısı almış akrabanızda genetik analiz<br />
yapılması uygun olacaktır. Genetik olduğu gözlenirse sizin de genetik danışmanlık almanız<br />
gerekir. Kanda bakılacak genetik analiz ile risk grubunuz hesaplanabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MENOPOZ SONRASI HORMON TEDAVİSİNİN MEME KANSERİ RİSKİ ÜZERİNE ETKİLERİ</title>
		<link>https://guldaglar.com/menapoz-sonrasi-hormon-tedavisinin-meme-kanseri-riski-uzerine-etkileri/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=menapoz-sonrasi-hormon-tedavisinin-meme-kanseri-riski-uzerine-etkileri</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[gul]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jul 2024 12:27:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MEMENİN KÖTÜ HUYLU HASTALIKLARI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://guldaglar.com/?p=1752</guid>

					<description><![CDATA[Menopoz Sonrası Hormon Tedavisinin Meme Kanseri Riski Üzerine Etkileri Menopoz şikayetlerini azaltmak üzere kullanılan östrojen replasman (yerine koyma) tedavisinin kişiye...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Menopoz Sonrası Hormon Tedavisinin Meme Kanseri Riski Üzerine Etkileri</strong></p>
<p>Menopoz şikayetlerini azaltmak üzere kullanılan östrojen replasman (yerine koyma)<br />
tedavisinin kişiye göre özelleştirilmesi gereklidir. Öncelikle kişisel meme kanseri riskiniz<br />
hesaplanmalı ve buna göre bir yol haritası çizilmelidir. Geçmişte meme kanseri tedavisi<br />
görenlerde sistemik (tüm vücudu etkileyecek) hormon replasman tedavisi önerilmez.<br />
Hormon replasman tedavilerinin kalp ve pıhtılaşma sistemi üzerine de etkileri vardır.<br />
Riskleri etkileyen başlıca faktörler vardır: hangi tip hormon aldığınız, ne kadar süre<br />
kullandığınız, hangi dozda aldığınız, hangi yaşta tedaviye başladığınız önemlidir. Geçmiş<br />
yıllarda menapoz şikayetlerini azaltmak ve kemik kaybını önlemek için daha yaygın<br />
kullandığımız hormon ilaçlarını artık daha titizlikle seçmeli, hedefe yönelik hareket etmeli kar<br />
zarar dengesini hassas bir şekilde ayarlamalıyız.<br />
Hormon replasman tedavileri<br />
1. <strong>Östrojen bazlı</strong> : Cerrahi olarak rahimi alınmış olgularda tercih edilir.<br />
2. <strong>Kombine</strong>: östrojen ve progesteronu beraber içerenler. Bunlar sürekli veya döngüsel<br />
formda verilebilir.<br />
Hormon replasman tedavisinin uygulama yolları<br />
1. <strong>Sistemik</strong> : Kan dolaşımı yoluyla tüm vücuda yayılır. Ağızdan alınabilir, deriye<br />
yapıştırlabilir, krem, jel, spray veya vajinal yol tercih edilebilir.<br />
2. <strong>Topikal</strong>: lokal uygulanır, düşük doz östrojen içerir. Krem, tablet, vajinaya lokal<br />
yerleştirilen tedaviler<br />
Sistemik tedaviler menapoza ait sıcak basmalarını ve gece terlemelerini azaltır.<br />
Lokal tedaviler vajinal kuruluk, ilişki sırasında ağrı gibi sorunlar için faydalıdır.<br />
Hormon replasman tedavisi (HRT) alanlarda meme kanseri riski<br />
*Geniş çaplı çalışmalarda kombine HRT alanlarda meme kanseri riski arttığı gösterilmiştir.<br />
Bu risk tedaviyi bıraktıktan 10 yıl sonra normale dönmektedir. Yüksek doz kombine HRT<br />
alanlarda risk daha yüksek bulunmuştur.<br />
*Sürekli formda kombine HRT kullananlarda risk döngüsel kullananlara göre daha<br />
yüksektir.<br />
<strong>HRT seçenekleri :</strong><br />
*Bioeşdeğer hormon tedavisi: Vücudun ürettiği östrojene eş hormon tedavisidir.<br />
Bitkilerden üretilmiştir. Bitkisel hormon / doğal tedavi olarak da geçer.<br />
*Sentetik hormon tedavisi: Laboratuvarda üretilen kimyasal form olup, vücudun ürettiği<br />
hormon ile eş değerdir.<br />
Bioeşdeğer hormonların doz içerikleri bilimsel kurullardan (FDA) onayı almadığı için<br />
ilaçlar gibi testler uygulanmamıştır. Bu nedenle belli ülkelerde kullanılmamaktadır.<br />
Sistemik-Östrojen bazlı HRT tedavisinin meme kanseri riskini<br />
arttırmadığı gösterilmiştir. Ancak bu tedavi endometrium kanserine yol<br />
açabileceğinden rahimi alınmamış olgularda önerilmez. Ayrıca yumurtalık kanseri<br />
ile de bir bağ gösterilmiştir.</p>
<p>Meme kanseri geçmişi olan olgularda zaten HRT önerilmez. Özellikle<br />
hormon pozitif tümörlerde %46 ya kadar yükselen tekrarlama riskleri vardır.<br />
Topikal / lokal uygulanan östrojen sadece vajinada emildiği için sistemik<br />
etkisi yok kabul edilir ve meme kanseri riskini arttırmaz diyebiliriz.<br />
<strong>Özet:</strong><br />
Her birey kendi sağlık koşulları içinde değerlendirilmelidir.<br />
*Kişisel kanser riskinizi öğrenin (meme, yumurtalık, rahim ve diğer)<br />
*HRT ile bu risk ne kadar etkileneceğini hekiminizle değerlendirilmelidir<br />
*HRT ile diğer sağlık şartları örneğin kalp hastalıkları, inme riski nasıl<br />
etkileneceğinin değerlendirilmesi gerekir<br />
*Hormonal olmayan tedaviler ve tamamlayıcı tedaviler menapoz<br />
şikayetlerinizi azaltabilir mi?<br />
*Osteoporozu önlemek için uygun yaklaşım ne olmalıdır?<br />
*Topikal tedaviler sizin için çözüm olabilir mi?</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MEME KANSERİ TEDAVİSİ VE ÇEŞİTLERİ</title>
		<link>https://guldaglar.com/meme-kanseri-tedavisi-ve-cesitleri/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=meme-kanseri-tedavisi-ve-cesitleri</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[gul]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jul 2024 12:22:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MEMENİN KÖTÜ HUYLU HASTALIKLARI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://guldaglar.com/?p=1750</guid>

					<description><![CDATA[Meme Kanseri Tedavisi ve Çeşitleri Meme kanseri ana tedavileri cerrahi, kemoterapi, radyoterapi, hormonoterapi ve hedefe yönelik tedavilerdir. Yeni çalışmalar mevcut...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Meme Kanseri Tedavisi ve Çeşitleri</strong></p>
<p>Meme kanseri ana tedavileri cerrahi, kemoterapi, radyoterapi, hormonoterapi ve hedefe<br />
yönelik tedavilerdir. Yeni çalışmalar mevcut tedavilerin iyileştirilmesi ve farklı ilaç<br />
kombinasyonları üzerine hızla devam etmektedir.<br />
Tıbbi tedavi tümörün alt tiplerine göre farklılık göstermektedir:</p>
<ul>
<li><strong>Hormon pozitif tümörler:</strong> Östrojen ve/veya progesteron reseptörü taşıyan tümörler.</li>
</ul>
<p>Hormono tedavisinden fayda görür.</p>
<ul>
<li> <strong>Her-2 pozitif tümörler:</strong> Her-2 proteini taşıyan tümörlerdir. Akıllı ilaç olarak bilinen<br />
tedaviden fayda görür.</li>
<li><strong>Hedefe yönelik tedaviler:</strong> Hormon pozitif ileri evre tümörlerde veya metastatik<br />
tümörlerde kullanılan ilaçlardır. Yaşam süresini uzattıkları gösterilmiştir.</li>
<li> <strong>Tripl negatif tümör:</strong> Hormon reseptörü veya Her-2 protein taşımayan tümörlerdir.<br />
Sacituzumab, pembrolizumab, PARP inhibitörleri gibi yeni jenerasyon ilaçlar<br />
kemoterapiye ek olarak verilebilmektedir. Hastalığın gidişatını etkileyerek yaşam<br />
süresini uzatmaktadırlar.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>REKTOSEL NEDİR NASIL TEDAVİ EDİLİR?</title>
		<link>https://guldaglar.com/rektosel-nedir-nasil-tedavi-edilir-1/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=rektosel-nedir-nasil-tedavi-edilir-1</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[guldaglar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Apr 2024 12:25:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[REKTOSEL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://guldaglar.com/?p=1737</guid>

					<description><![CDATA[REKTOSEL NEDİR NASIL TEDAVİ EDİLİR? Rektum yani kolon segmentinin son parçası ile vajina arasındaki duvarın zayıflaması ve incelmesi sonucunda, rektumun...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>REKTOSEL NEDİR NASIL TEDAVİ EDİLİR?</h1>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-1591 size-full" src="https://guldaglar.com/wp-content/uploads/add2300c-50f4-4583-877e-47c29d4d8c87.jpg" alt="" width="800" height="799" srcset="https://guldaglar.com/wp-content/uploads/add2300c-50f4-4583-877e-47c29d4d8c87.jpg 800w, https://guldaglar.com/wp-content/uploads/add2300c-50f4-4583-877e-47c29d4d8c87-300x300.jpg 300w, https://guldaglar.com/wp-content/uploads/add2300c-50f4-4583-877e-47c29d4d8c87-150x150.jpg 150w, https://guldaglar.com/wp-content/uploads/add2300c-50f4-4583-877e-47c29d4d8c87-768x767.jpg 768w, https://guldaglar.com/wp-content/uploads/add2300c-50f4-4583-877e-47c29d4d8c87-350x350.jpg 350w, https://guldaglar.com/wp-content/uploads/add2300c-50f4-4583-877e-47c29d4d8c87-82x82.jpg 82w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /> Rektum yani kolon segmentinin son parçası ile vajina arasındaki duvarın zayıflaması ve incelmesi sonucunda, rektumun vajinanın arka duvarına doğru cep yapması ya da fıtıklaşmasına “rektosel” demekteyiz. Normal anatomide pelvik taban dediğimiz pelvik kaslar ve ligamanların desteği rektum ve vajinayı yerinde tutar ancak pelvik taban gevşediğinde bu organlar kayma gösterir ve hatta birbiri üstüne yaylanabilir. Rektosel, pelvik taban zayıflığının oluşması ve pelvik organların aşağı doğru sarkması nedeniyle oluşur. Kimi zaman rahim veya mesane sarkması da rektosele eşlik edebilir.</p>
<h1>Kimlerde rektosel oluşur?</h1>
<p>Sıklıkla 60 yaş üstü kadınlarda görülür ancak her yaş ve cinsiyette görülebilen bir sorundur.</p>
<h1>Semptomlar</h1>
<p>Çoğunlukla şikayet yapmaz ya da farkında olmayız ancak rektumda ya da vajinada bir dolgunluk veya baskı hissi, yumuşak bir sarkma ya da dışkılamaya rağmen rahatlayamama sık gördüğümüz rektosele bağlı şikayetlerdir. Sık dışkılama ihtiyacı, cinsel ilişki sırasında ağrı, hassasiyet ve vajinaya doğru bir his kaybı diğer şikayetler arasındadır. Kolay dışkılama için vajinadaki fıtıklaşma alanına, parmakla uygulanan baskı sık başvurulan bir yöntemdir. Sık idrara gitme ihtiyacı ya da idrar kaçırma da görülebilen şikayetler arasındadır.</p>
<h1>Risk faktörleri</h1>
<ul>
<li>Çoklu gebelik ve normal doğum,</li>
<li>Obezite,</li>
<li>Kronik öksürük ve astım,</li>
<li>Kronik kabızlık,</li>
<li>Ağır yük kaldırma gerektiren meslekler,</li>
<li>Rahim operasyonu geçirmiş olma ( histerektomi)</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<h1>Tanı</h1>
<ul>
<li>Pelvik muayene çoğu zaman tanı için yeterlidir</li>
<li>Transajinal Ultrasonografi,</li>
<li>Defekografi</li>
<li>Anal Manometre yapılabilir.</li>
</ul>
<h1>Tedavi:</h1>
<p>Hafif olgularda pelvik taban kaslarını güçlendirmek için pelvik taban egzersizleri önerilir. Orta, ağır şiddetli olgularda ise cerrahi yöntem tavsiye edilir. Cerrahi kararı sırasında; genel sağlık durumunuz, yaşınız, sarkmanın derecesi ve ileriye dönük gebelik planları sorgulanmalıdır. Cerrahi sırasında zayıflayan kas dokuları güçlendirilerek, pelvik taban onarımı yapılır.</p>
<h1>Rektosel gelişimini önlemek için neler yapılmalı?</h1>
<p>Düzenli Kegel egzersizleri yapılarak, pelvik taban güçlendirilmelidir. Özellikle doğum sonrası pelvik taban kaslarını güçlendirmek için Kegel egzersizleri yapılmalıdır. Kabızlık tedavi edilmeli ve önlenmelidir. Bunun için yüksek lifli beslenme ve bol su içilmesi önerilir. Bu önerilerin yeterli olmadığı olgularda ise gaita yumuşatıcılardan yararlanılmalıdır. Ağır yük kaldırmaktan kaçınılmalı, ağır yük kaldırılması zorunlu olduğu durumlarda ise sırtınız ya da kalçanız yerine bacaklarınız kullanılmalıdır. Bronşit ya da kronik astım veya sigara nedeniyle öksürük probleminiz varsa buna yönelik çözüme gidilmelidir. Sağlıklı bir kilo kontrolü yapılmalıdır ve obeziteden kaçınılmalıdır. Her rektosel cerrahi ile tedavi edilmek zorunda değildir. Lifli beslenmenizi arttırarak ve günlük Kegel egzersizlerinizi uygulayarak cerrahi geciktirebilir, pelvik taban kaslarınızı güçlendirebilirsiniz. Dışkılama sırasında vajinal duvarı düzleştirmek için parmak yardımı kullanıyorsanız ( splinting) ellerinizi temizliğinden emin olmalısınız.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HEMOROİD (BASUR) TEDAVİSİ ANKARA</title>
		<link>https://guldaglar.com/hemoroid-basur-tedavisi-ankara-1/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=hemoroid-basur-tedavisi-ankara-1</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[guldaglar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Apr 2024 12:23:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HEMOROİD (BASUR)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://guldaglar.com/?p=1735</guid>

					<description><![CDATA[Hemoroidal hastalık  (basur = mayasıl) nasıl tedavi edilmelidir? Anüs ve alt rektumdaki venöz yapıların şişmesi sonucu oluşan memelere hemoroidal hastalık...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Hemoroidal hastalık  (basur = mayasıl) nasıl tedavi edilmelidir?</h1>
<p>Anüs ve alt rektumdaki venöz yapıların şişmesi sonucu oluşan memelere hemoroidal hastalık denir. Toplumda her 4 kişiden üçü hayatının bir döneminde bu tanıyı alır. Birçok nedeni olabilir. Bu bölgedeki venöz basıncın artması başlıca nedendir. Basınç artışına sebep olan gebelik ve kabızlık gibi durumlarda görülme sıklığı artar. Anal bölgede kaşınma, rahatsızlık hissi, kanama şikayetleri olabilir. Rektum içinde yerleşenlere iç hemoroidal hastalık , anüs çevresinde gelişenlere dış hemoroidal hastalık denir. Tehlikeli değildir, ama aşırı ağrılı ve kanamalı olabilir.</p>
<p style="text-align: center;"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-1238 aligncenter" src="https://guldaglar.com/wp-content/uploads/0605-300x209.jpg" alt="" width="300" height="209" /><strong>Resim</strong> : İç Hemoroidal Hastalık</p>
<p><strong>Komplikasyonlar:</strong></p>
<ul>
<li><strong>Kanamaya bağlı anemi gelişebilir.</strong></li>
<li><strong>Hemoroid pakesinin boğulmasına bağlı gangren oluşabilir.</strong></li>
</ul>
<p><strong>Kaçınılması gereken durumlar:</strong></p>
<ul>
<li><strong>Kabızlık</strong></li>
<li><strong>Aşırı ıkınma   </strong></li>
<li><strong>Kronik ishal</strong></li>
<li><strong>Obesite</strong></li>
<li><strong>Düşük lifli beslenme</strong></li>
</ul>
<p><strong>Tanı</strong>: Anal bölgenin bir genel cerrah tarafından muayenesi yapılmalıdır. En önemlisi şikayetlerin kolon kanserinden ayırt edilmesidir. Günlük önlemlerle iyileşmeyen yakınmalar için gerekirse rektoskopi veya kolonoskopi planlanmalıdır. 45 yaş üstü bireylerde kanser şüphesi olmasa bile tarama amaçlı kolonoskopi düşünülmelidir.</p>
<p><strong>Tedavi</strong>: En önemlisi nedenleri ortadan kaldırmaktır. Hemoroidal hastalık oluşumuna neden olan faktörlerin önüne geçecek şekilde normal dışkılama düzeni oluşturulmalıdır.</p>
<ul>
<li>Düzenli egzersiz, bol su içilmesi, lifli besinlerden zengin beslenilmesi, bol sebze-meyve tüketilmesi önerilir. Gaytayı yumuşatacak besinler tercih edilmelidir. Aşırı ıkınma ve elle müdahaleden kaçınılması şikayetleri azaltacaktır.</li>
<li>Gaytayı yumuşatacak laksatif şuruplar</li>
<li>Anal ağrı, kaşıntı ve ödemi azaltmaya yönelik topikal pomad ve fitiller</li>
<li>Sıcak oturma banyosu, günde 3 kez 10-15 dakika</li>
<li>Günlük duş ve banyo ile anal bölge temiz tutulmalı,</li>
<li>Kuru tuvalet kağıdı yerine ıslak ama alkolsüz/parfümsüz mendillerden tercih edilmeli</li>
<li>Şişmeyi azaltmak için soğuk uygulama</li>
<li>Ağrıyı azaltmak için parasetamol veya ibuprofen türevleri</li>
</ul>
<p>Bu önlemler yeterli olmazsa cerrahi yoluna gidilir.</p>
<p><strong>Minimal cerrahi girişimler:</strong></p>
<ul>
<li><strong>Dış hemoroidler gangrene olduysa içi boşaltılır. İlk 72 saatte yapılması önerilir.</strong></li>
<li><strong>Ağrılı ve kanamalı hemoroidler için minimal cerrahi girişimler önerilir:</strong></li>
<li><strong>Bant tekniği; hemoroid pakesinin kan dolaşımı kesilir. Şişen hemoroid pakesi kendiliğinden solar.</strong></li>
<li><strong>Skleroterapi; hemoroid pakesinin içine kimyasal medde verilerek sönmesi sağlanır.</strong></li>
<li><strong>Lazer koagulasyon; hemoroid pakesinin küçülmesini sağlar.</strong></li>
</ul>
<p><strong>Cerrahi</strong>:</p>
<p>Hemorodal hastalığa neden olan, genişlemiş, şişen ve kanayan tüm pakeler cerrahi olarak çıkarılır.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TİROİD KANSERİ TEDAVİSİ ANKARA</title>
		<link>https://guldaglar.com/tiroid-kanseri-tedavisi-ankara-2/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=tiroid-kanseri-tedavisi-ankara-2</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[guldaglar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Apr 2024 12:12:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TİROİD HASTALIKLARI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://guldaglar.com/?p=1729</guid>

					<description><![CDATA[Tiroid Kanseri Tiroid kanseri nadir görülür ve düşük risk grubunda olan olgular iyi bir prognoza sahiptir; 10 yıllık sağ kalım...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Tiroid Kanseri</h1>
<p>Tiroid kanseri nadir görülür ve düşük risk grubunda olan olgular iyi bir prognoza sahiptir; 10 yıllık sağ kalım %99 civarındadır. Çoğu hastada boyunda palpabl şişlik görülür ve bu olgularda hikaye, fizik muayene, tiroid ultrasonografisi ve İİAB (ince iğne aspirasyon biyopsisi) kombinasyonu ile değerlendirme yapılmalıdır.</p>
<p>Papiller karsinom iyot yeterli yaşam bölgelerinde tüm tiroid malignitelerinin % 80’ini oluşturur. Çocuklarda ve eksternal radyasyona maruz kalan bireylerde baskın olan tiroid kanseridir. Papiller karsinoma 2/1 kadın/erkek oranıyla kadınlarda daha sık görülür ve ortalama görülme yaşı 30-40’tır. Çoğu hasta ötiroiddir ve boyunda yavaş büyüyen ağrısız kitle ile görülür. Yutma güçlüğü, solunum sıkıntısı, seste bozulma genellikle lokal ileri hastalıkla ilişkilidir. Özellikle çocuklarda ve gençlerde lenf bezi metastazları sıktır ve şikayet ile ortaya çıkabilir. Lateral aberan tiroid; hemen her zaman metastatik kanser ile tutulmuş servikal bir lenf bezine işaret eder. Tiroid kanser şüphesi, sıklıkla hastaların fizik muayenesi ve hikayesinden kaynaklanır. Tanı, tiroid kitlesi ya da lenfbezinden yapılan İİAB ile konulur. İİAB ile bir kez tiroid kanseri tanısı konulduktan sonra, tam bir boyun ultrasonu ile karşı lob ve santral ya da lateral lenf bezi metastazlarının değerlendirilmesi önerilmektedir. Tanı anında uzak metastazlar sık değildir fakat hastaların %20’sinde gelişebilir. En sık görülen uzak metastaz bölgesi akciğerlerdir, bunu sırasıyla kemik, karaciğer ve beyin takip eder. Genelde papiller tiroid kanserli hastalarda prognoz, 10 yıllık yaşam süresinde;%95 ile mükemmeldir. Bir çok prognostik gösterge, hastaları düşük ya da yüksek risk gruplarına ayıran birçok evreleme sistemine dahil edilmektedir. Evreleme sistemlerinin dayandığı birçok veri operasyon sonrası patoloji raporuna göre elde edilmektedir.</p>
<h1>Tedavi:</h1>
<p>Tiroid kanserinin tedavisi öncelikle cerrahidir. 1 cm’ den büyük tümörü olan hastalara total tiroidektomi önerilir. Bu cerrahi yöntem tüm tiroid bezi her iki lob alınacak şekildedir. Ameliyat öncesi ultrasonografilerde şüpheli lenf bezi varsa ince iğne biyopsisi yapılır. Boyunda saptanmış metastatik lenf bezi varsa, metastatik lenf bezi yerleşimine göre lenf bezi diseksiyonu da total tiroidektomiye eklenir. Şüpheli lenf bezi olmasa da kanser çapı 4cm ve üzerinde ise santral bölgedeki lenf bezleri, tirodektomi sırasında önlem olarak temizlenmelidir. Düşük riskli grupta 1 cm’ nin altındaki tümörlerde, seçiliş olgularda, karşı lobun normal olduğu ispatlandıysa tek taraflı lobektomi yapılabilir.</p>
<p>Cerrahi sonrası patoloji raporu ve kişisel risk faktörleri ile hasta değerlendirilmelidir. Uygun görülen olgularda ‘’Radyaktif İyot Tedavisi ‘’ cerrahiye ek olarak verilir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TİROİD KANSERİ TEDAVİSİ ANKARA</title>
		<link>https://guldaglar.com/tiroid-kanseri-tedavisi-ankara/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=tiroid-kanseri-tedavisi-ankara</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[guldaglar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Apr 2024 12:11:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://guldaglar.com/?p=1727</guid>

					<description><![CDATA[Tiroid Kanseri Tiroid kanseri nadir görülür ve düşük risk grubunda olan olgular iyi bir prognoza sahiptir; 10 yıllık sağ kalım...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Tiroid Kanseri</h1>
<p>Tiroid kanseri nadir görülür ve düşük risk grubunda olan olgular iyi bir prognoza sahiptir; 10 yıllık sağ kalım %99 civarındadır. Çoğu hastada boyunda palpabl şişlik görülür ve bu olgularda hikaye, fizik muayene, tiroid ultrasonografisi ve İİAB (ince iğne aspirasyon biyopsisi) kombinasyonu ile değerlendirme yapılmalıdır.</p>
<p>Papiller karsinom iyot yeterli yaşam bölgelerinde tüm tiroid malignitelerinin % 80’ini oluşturur. Çocuklarda ve eksternal radyasyona maruz kalan bireylerde baskın olan tiroid kanseridir. Papiller karsinoma 2/1 kadın/erkek oranıyla kadınlarda daha sık görülür ve ortalama görülme yaşı 30-40’tır. Çoğu hasta ötiroiddir ve boyunda yavaş büyüyen ağrısız kitle ile görülür. Yutma güçlüğü, solunum sıkıntısı, seste bozulma genellikle lokal ileri hastalıkla ilişkilidir. Özellikle çocuklarda ve gençlerde lenf bezi metastazları sıktır ve şikayet ile ortaya çıkabilir. Lateral aberan tiroid; hemen her zaman metastatik kanser ile tutulmuş servikal bir lenf bezine işaret eder. Tiroid kanser şüphesi, sıklıkla hastaların fizik muayenesi ve hikayesinden kaynaklanır. Tanı, tiroid kitlesi ya da lenfbezinden yapılan İİAB ile konulur. İİAB ile bir kez tiroid kanseri tanısı konulduktan sonra, tam bir boyun ultrasonu ile karşı lob ve santral ya da lateral lenf bezi metastazlarının değerlendirilmesi önerilmektedir. Tanı anında uzak metastazlar sık değildir fakat hastaların %20’sinde gelişebilir. En sık görülen uzak metastaz bölgesi akciğerlerdir, bunu sırasıyla kemik, karaciğer ve beyin takip eder. Genelde papiller tiroid kanserli hastalarda prognoz, 10 yıllık yaşam süresinde;%95 ile mükemmeldir. Bir çok prognostik gösterge, hastaları düşük ya da yüksek risk gruplarına ayıran birçok evreleme sistemine dahil edilmektedir. Evreleme sistemlerinin dayandığı birçok veri operasyon sonrası patoloji raporuna göre elde edilmektedir.</p>
<h1>Tedavi:</h1>
<p>Tiroid kanserinin tedavisi öncelikle cerrahidir. 1 cm’ den büyük tümörü olan hastalara total tiroidektomi önerilir. Bu cerrahi yöntem tüm tiroid bezi her iki lob alınacak şekildedir. Ameliyat öncesi ultrasonografilerde şüpheli lenf bezi varsa ince iğne biyopsisi yapılır. Boyunda saptanmış metastatik lenf bezi varsa, metastatik lenf bezi yerleşimine göre lenf bezi diseksiyonu da total tiroidektomiye eklenir. Şüpheli lenf bezi olmasa da kanser çapı 4cm ve üzerinde ise santral bölgedeki lenf bezleri, tirodektomi sırasında önlem olarak temizlenmelidir. Düşük riskli grupta 1 cm’ nin altındaki tümörlerde, seçiliş olgularda, karşı lobun normal olduğu ispatlandıysa tek taraflı lobektomi yapılabilir.</p>
<p>Cerrahi sonrası patoloji raporu ve kişisel risk faktörleri ile hasta değerlendirilmelidir. Uygun görülen olgularda ‘’Radyaktif İyot Tedavisi ‘’ cerrahiye ek olarak verilir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TİROİD HASTALIKLARI VE DİYET</title>
		<link>https://guldaglar.com/tiroid-hastaliklari-ve-diyet-1/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=tiroid-hastaliklari-ve-diyet-1</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[guldaglar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Apr 2024 12:11:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TİROİD HASTALIKLARI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://guldaglar.com/?p=1725</guid>

					<description><![CDATA[Hipotiroidizm şikayetlerini ilaç dışında azaltabileceğimiz bir yol var mı? Serum tiroid antikor düzeylerini nasıl düşürebiliriz? Tiroid hastalarında beslenmede nelere dikkat...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hipotiroidizm şikayetlerini ilaç dışında azaltabileceğimiz bir yol var mı?</p>
<p>Serum tiroid antikor düzeylerini nasıl düşürebiliriz?</p>
<p>Tiroid hastalarında beslenmede nelere dikkat edelim?</p>
<p>Bu konuda gerçekten çok bilgi kirliliği mevcut. Beslenme ile ilgili doğruları ve doğru bilinen yanlışları bu yazıda bulabilirsiniz.</p>
<p><strong>İyot</strong></p>
<p>Tiroid hormon üretimi için gerekli iyot beslenme yoluyla alınmaktadır. Yetersiz alım olursa hipotiroidizm dediğimiz tiroid hormon azlığı görülür. Günlük 150 mikrogram iyot alımı önerilir. Gebelerde ve emzirenlerde ihtiyaç arttğından 220-290 mikrogram günlük alım önerilir. İyotun yaygın alım kaynakları iyotlu tuz, deniz ürünleri, balık, ekmek ve bazı tahıllardır. Deniz tuzu iyot içermez. Kanda veya idrarda iyot ölçümü vücut iyot yeterliliğini ölçmek için kullanılan bir yol değildir çünkü ancak son birkaç günü yansıtır. Günlük iyot ihtiyacından fazla alınması da tiroid hormon üretimini durdurarak hipotiroidizme yol açabilir.</p>
<p>Kronik iyot fazlalılığı otoimmün tiroid hastalığını tetikleyebilir. İyodinize olmuş tiroglobulin immünojenik olabilir. Bu nedenle günlük destek olarak takviye alınıyorsa iyot içeriğinin 500 mikrogramdan fazla olmamasına dikkat edilmelidir.</p>
<p><strong>Guatrojenler</strong></p>
<p>Guatrojenik maddeler tiroidin kullanacağı iyotu azaltan veya normal tiroid hormon üretimini engelleyen ürünlerdir. En yaygın bilineni lahana, karnabahar, brokoli ve soya içeren (soya sosu, tofu, miso, soya sütü) besinlerdir. Soya ürünleri izoflavonoidler içerir. Bunlar fito-östrojen olarak bilinir ve östrojen etkisi yaparlar. Aynı zamanda tiroid peroksidaz enziminin aktivitesini bozarak hipotiroidizme yol açarlar. Kuşkusuz sağlıklı bir oranda yendiği sürece sorun yaratmazlar.</p>
<p><strong>Selenyum</strong></p>
<p>Sağlıklı bireyde günlük ihtiyaç 55 mikrogramdır. Deniz ürünleri ve sakatatlarda çoktur. Ekmek tahıl ve yumurtada da selenyum açısından zengindir. Maksimum tolere edilen selenyum miktarı günlük 400 mikrogramdır. Selenyum fazlası bulantı ve nefeste kötü koku yapabilir.</p>
<p><strong>Çinko, bakır, magnezyum</strong></p>
<p>Tiroid fonksiyonları üstünde belirgin etkileri yoktur</p>
<p><strong>Flor</strong></p>
<p>Çayda ve işlenmiş ürünlerde, dental malzemelerde bulunur. Tiroid sağlığı üstünde etkileri net değildir.</p>
<p><strong>Vitamin D</strong>&#8216;nin tiroid üstüne anlamlı bir etkisi gösterilmemiştir.</p>
<p><strong>Glutensiz beslenme</strong></p>
<p>Çölyak hastalarında otoimmün zeminli bir hastalık olan Hashimoto hastalığının daha sık görüldüğü gözlenmiştir. Çölyak hastalığı yoksa, sağlıklı bireyde glutensiz beslenmenin tiroid üstündeki etkisi belirsizdir.</p>
<p><strong>Şekersiz beslenme, probiotikler</strong></p>
<p>Bu tür beslenmenin tiroid üzerinde olumlu ya da  olumsuz bir etkisi görülmemiştir. Ancak hayvansal gıda tüketimini azaltmak ve işlenmiş gıdalardan uzak durmanın Hashimoto hastalığında olumlu etkileri bildirilmiştir.</p>
<p><strong>Kahve, çay, alkol</strong></p>
<p>Bu  ürünlerin tiroid kanseri ile ilişkisi gösterilmemiştir.</p>
<p>Ancak hipotiroidizm nedeniyle ilaç kullananlarda ilacın emilimi kahve ile azalmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HER TİROİD NODÜLÜ KANSER RİSKİ TAŞIR MI?</title>
		<link>https://guldaglar.com/her-tiroid-nodulu-kanser-riski-tasir-mi-1/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=her-tiroid-nodulu-kanser-riski-tasir-mi-1</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[guldaglar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Apr 2024 12:10:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TİROİD HASTALIKLARI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://guldaglar.com/?p=1723</guid>

					<description><![CDATA[Toplumda çok yaygın gördüğümüz tiroid nodüllerinde nelere dikkat edelim? Nodülün ne süredir var olduğu, bu süre içinde boyut değişiklik olup...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Toplumda çok yaygın gördüğümüz tiroid nodüllerinde nelere dikkat edelim?</p>
<p>Nodülün ne süredir var olduğu, bu süre içinde boyut değişiklik olup olmadığı, ağrı, yutma güçlüğü, nefes darlığı , öksürük gibi ayrıntılar değerlendirilmelidir. Ağrı, nadir bir belirtidir ancak varlığında kanser endişesi duyarız.</p>
<p>Ses tellerinin kanser tarafından tutulması nedeniyle ses tonunda değişiklik ya da tümörün soluk borusuna baskısı nedeniyle nefes darlığı olabilir.<br />
Tiroid kanseri için risk faktörleri arasında en önemlileri, kişinin radyasyona maruz kalması ve ailede tiroid CA öyküsü olmasıdır. Nodül varlığı şüphesi duyduğunuzda, boynunuza yapılacak boyun ultrasonuyla detaylı bilgi edinebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
